30 MİLYON TL ŞENER ŞEN’İN HAKKI MIYDI?

30 MİLYON TL ŞENER ŞEN’İN HAKKI MIYDI?
  • MAGAZİN / Manşet
  • 06.01.2026 03:18 | Güncellenme: 07.01.2026 20:32
  • 30 MİLYON TL ŞENER ŞEN’İN HAKKI MIYDI? için yorumlar kapalı
  • 48
  • A+
    A-
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Tiyatro ve sinema kariyerini zirvede noktalayan Şener Şen’e teklifler yağmaya devam etti. Usta oyuncu final kararına rağmen bir gıda firmasını kırmadı, çekim hazırlıkları hız kazandı. 30 Milyon TL reklam bedeli çok konuşuldu, peki bu para Şener Şen’in gerçekten hakkı mıydı?

Göreceli olarak farklı kesimlerden çeşitli tepkiler beraberinde geldi. “Bir çırpıda” 30 Milyon TL, günümüz koşullarında nüfusun geneline oranladığımızda “çılgın” miktar!

İşte biraz da “köşe tadında” özel haberimiz…

BUZ DAĞININ GÖRÜNMEYEN KISMI

Gerek oyunculuk, gerekse de spor gibi arenalarda ünlüler ve toplumun ön planda olan isimleri sıkça gelirleriyle gündem olmaya devam ediyor. Kıvanç Tatlıtuğ’un son olarak bir banka anlaşmasında rakamın 106 Milyon TL’yi geçtiği, magazin yazarı Mehmet Üstündağ tarafından açıklanmıştı. Diğer yandan milyon dolarlık futbolcu transferleri…

Yeşilçam’ın emektar oyuncusu Şener Şen, yine büyük üstat oyuncu Ali Şen’in Yeşilçam’a mirası. Türk sinema sektöründe 300’e yakın filmde oynayan Ali Şen, 2026 yılına girdiğimiz bugünlerde 84 yaşında olan ve dile kolay 61 yılını sanatla, sahnelerle iç içe geçiren oğlu Şener Şen’i geleceğe emanet etmişti.

Şener Şen’in yarım asırdan fazla ömrü milyonların ve ekranların önünde geçti. Şimdileri en büyük dileği, sağlıklı ve sıhhatli bir yaşam…

HAKKIYDI ÇÜNKÜ…

82 milyon nüfus dikkate alındığında Türkiye’de çoğu kişi, bir yıl boyunca çalıştığında bile 1 Milyon TL kazanç elde edemiyor. Böyle bir atmosferde 30 Milyon TL’lik proje anlaşması her ne kadar çarpıcı olsa da ancak hakkıydı çünkü;

  • Anlaşma “10 saniyeyi” değil; 61 yıllık sanat hayatı + 10 saniyeyi kapsıyor
  • Sanatçı, markanın yüzü olarak tüm sanat hayatını riske atıyor. Zira markanın ilerde ortaya çıkaracağı en küçük sorun, bir anda güvenilirliği önemli ölçüde zedeleyebilir.
  • Usta oyuncu birçok sanatçı gibi beraberinde onlarca kişilik kadroya gelir sağlıyor, bu da onlarca aile ve yüzlerce kişinin ekonomik geçimini sağlıyor. Bacasız sanayi…
  • Bu noktada Şener Şen dakikası kiralanan değil; çözüm ortağı olarak projenin bel kemiği kadrosunda. Yani çalıştırılmak istenen işçi değil, işin bir anlamda ortaklığını, işbirliğini üstlenen kişi.
  • Güven, imaj eğilimi, samimiyet duygusunu günümüzde işlemek her zamankinden daha zor. Bugün milyonluk bot kasmalı sahte takipçili hesaplar güven aşılayamazken sosyal medyada sadece 57 Bin takipçisi olmasına rağmen Şener Şen, sokağa çıktığınızda milyonlarca vatandaş tarafından hem bilinen hem de sevilen olmayı sürdürebiliyor. Rakamlar her daim doğruyu söylemiyor.
  • Kariyerin gücü ve daimi olabilmek, maddi bedel ve değer ile eş zamanlı algılanıyor.
  • Sanatsal emeğin karşılığı çoğu kez hesaplanamıyor ancak, fiziki çalışma atmosferi için rakamlar devreye giriyor.
  • “Yerimi gençlere bırakmam lazım” diyecek kadar günümüz değerlerince cesur ve radikal ancak, evren emeğin karşılığını unutmuyor.

KEŞKE TÜM YEŞİLÇAM OYUNCULARI HAKKINI ALABİLSEYDİ

Telif sorunları ve çeşitli problemler nedeniyle birçok Yeşilçam oyuncusu maddi zorluklarla yüz yüze kaldı. Önemli bir kısmı parasını alamadı ya da sembolik gelirlerle hayata tutunmaya çalıştı.

  • Yadigar Ejder, dile kolay 1.000’in üzerinde filmde oynadı. Ancak çekimlerden çoğu kez günlük yaşantısını kurtarabilecek kadar gelir sağlayabildiği; evsizlikten dolayı banklarda, otellerde konaklamak zorunda kaldığı biliniyor.
  • Türk sinemasının ilk kadın yıldızı Cahide Sonku’nun Beyoğlu’nda bir lokantada bulaşıkçılık yaptığı görülmüş, cenazesinde ise sadece 8 kişi olduğu kayıtlara geçmişti.
  • Oyuncu Mesut Engin’in yıldızı o kadar parlamıştı ki bebek yüzüyle Tarık Akan ile kıyaslanıyordu. Ömrünün son yıllarında banklarda ve otobüs duraklarında yatmak zorunda kalarak sevenlerini üzmüştü.
  • Usta oyuncu Yıldırım Önal ise parasızlıktan dolayı o kadar çaresiz kalmıştı ki, Altın Portakal ödülünü rehin verdi ve bir daha geri alamadığı öğrenildi.
  • Yeşilçam’ın ton ton babası Hulusi Kentmen’in otobüs duraklarındaki fotoğrafları filmlerden ekran görüntüsü alınmış olsa bile gerçekler, usta oyuncunun en zengin rolleri oynadıktan sonra mütevazi yaşantısına geri dönmek zorunda kalmasıydı.
  • Adile Naşit’in, evde yiyecek kalmaması üzerine komşusuna gidip “kıyamaya ekmek karıştırmak için bayat ekmek” istemesi, en ağır gerçeklerden. Sinemayla birlikte hayatı toparlanmaya başlasa da büyük maddi kazanımlar sağladığı bir hayatı olmadı Naşit’in.

Bu gibi sayısız örnek Yeşilçam’dan günümüze yansıdı. Oyuncuların “telif hakkı nedir” bilmediği yılların faturası ağır oldu. Keşke, hepsi hakkını alabilseydi. Layık oldukları hayatı yaşayabilseydi.

Sadece “değer işte budur” dedirtmek için bile, hakkıdır Şener Şen’in.

Ve takibi her daim dileğimiz, herkesin hak ettiği, geçinebildiği bir dünya olsun…

Adem Giden / MENAJER AJANS